Pages

zeytin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeytin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2011 Cumartesi

Bir Şifa Kaynağı Olarak Zeytin


Daha önce de zeytin etiketi altında birkaç yazı yazdım. Konu zeytin olunca, anlatacak çok şey oluyor, üstelik sadece yiyecek anlamında değil. Zeytinin reçelinden turşusuna birçok yiyecekten bahsedebilirim size, ancak bugün bakım ürünlerinden söz edeceğim.

Fotoğrafta görmüş olduğunuz, benim favori zeytin ürünlerim. Sol baştan, zeytin çiçeği kolonyası , Watsons zeytinli el kremi, Flormar zeytinli el ve vücut kremi, Dalan'ın küçük boy yoğun el kremi -soğuğa karşı ideal-, zeytin sütü ve son olarak da zeytinyağı sabunu.

Zeytinyağı en doğal kozmetik malzemelerinden biri olarak görülüyor. Saç dökülmesini engellediği, saçı besleyip parlaklık verdiği tarafımdan test edilip onaylanmıştır. Elinizdeki zeytinyağı ne kadar doğal -ve sızma- ise, saça o kadar iyi geliyor. Fotoğrafta gördüğünüz zeytin sütü de, taş değirmende ezilen ve hiç presten geçmemiş zeytinlerden üretilen, bir nevi zeytinyağıdır. Piyasada bulmak ne derece kolaydır bilmem, Küçükkuyu/Adatepe bölgesinden edinmek mümkün. İki yılı aşkın saç dökülme tedavisi esnasında sayısız ürün denedim (yakında onun da yazısı gelecek) zeytin sütü bu aralar en sık kullandığım natürel tedavi yöntemi.

28 Eylül 2010 Salı

sokakkedisi'nden Yepyeni Yazı Dizisi: Salamura Zeytin Yapımı


Aslında yazı dizisi falan değil, ama yemek tarifi vererek kendi içimde bir ilki gerçekleştiriyorum, ve salamura zeytin yapımını elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Altınoluk'ta zeytin ağaçlarına bakıp onların hayatımda ne kadar yer ettiğini; çiçek açmasından hasadına kadar nasıl ezbere bildiğimi düşünüyorken, kafamda bir ampul yandı. Ondan sonra dedim ki, madem bu kadar zeytin mahsulleriyle ilgileniyorum, neden kendi zeytinimi yapmayayım. Çünkü etrafımda çok fazla insan var, kendi ürünlerini toplayan ve sonra da evinde zeytin/zeytinyağı yapan. Bu iş için tabi ki ekürim Serap'ı da gaza getirdim, ve kendi zeytin hasadımız için kolları sıvadık.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Siyah Zeytin vs Yeşil Zeytin

Kimdi hatırlamıyorum, birisi sormuştu "bir bitki olsan ne olurdun" diye. Beni tanımadığı besbelliydi o soruyu sormasından, tanısaydı bilirdi çünkü, tek cevabımın zeytin ağacının olacağını. Büyük ihtimalle Ege zeytinlerinden olacağımdan, meyvelerim de erken toplanırdı, böylece ya yeşil zeytin olurdum ben, ya da zeytinyağı. Böyle büyüdüm. Biberli yeşil zeytinlerin, limonlu zeytinlerin, bademli zeytinlerin, Edremit çiziklerin, kırma zeytinlerin içinde. Bana göre zeytin ekşi olmalıydı, kekik serpilmeliydi üzerine hafiften, ve mükemmel zeytinyağları ile taçlandırılmalıydı. İnsan neyin içinde yaşıyorsa, onu normal sayıyor. Ne kadar normaldir bilmem, bir yemeği sadece zeytinyağıyla seviyor olmak, veya Ekim-Kasım aylarında zeytin tarlalarında minibüsler dolusu zeytin işçilerini görmek, en sevdiğin kokunun zeytin küspesi olması. Çocukken hiçbir şey anlamıyorsun zaten, olması gerekenler oluyormuş gibi geliyor, büyüyüp de farklı bir yere gidince boşluğunu hissediyorsun yoldan geçerken iki yanında uzanmakta olan uçsuz bucaksız zeytin tarlalarını. 18 yaşıma kadar, yok denecek kadar az siyah zeytin girdi hayatıma. Alışkın olmadığım, fazla acı, biraz da yabancıydı benim için. Hem çok benzeşiyordu benim alışkanlıklarımla, hem hiç benzemiyordu. Zordu daha çok, sevebilmem için çaba göstermem gerekiyordu, tıpkı yaşadığım şehirler gibi.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...