Şile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Haziran 2012 Perşembe
14.Gün: Özlediğim Bir Şey
Fotoğrafta yemekler biraz yağmalanmış çıkmış olabilir, fakat hiçbir zaman masa doluyken fotoğrafını çekemediğimiz, direk abandığımız kahvaltı sofralarından biri bu. Şile İkinci Bahar'dan bir kare ile karşınızdayım, Cem'in fotoğraf makinesinden çekildi ancak fotoğrafı çeken kim onu hatırlamıyorum :) Üniversite boyunca kahvaltılarına doyamadığımız, haftasonları neredeyse bütün öğleden sonralarımızı tükettiğimiz, zaman zaman kahvaltı sofrasında güneşi batırıp akabinde akşam yemeğiyle devam ettiğimiz İkinci Bahar'da, bu fotoğrafta 1 Ocak 2010 sabahında kahvaltı soframızdan arta kalanları görüyorsunuz. Söz konusu özlediğim bir şey olunca, Şile'de olmayı çok özlediğimi fark ettim, en keyifli anlardan biri olarak da kalabalık kahvaltı sofralarından daha uygun bir şey düşünemedim.
Eğer yolunuz düşerse, benim yerime de menemen ve paçanga böreği yiyin!
16 Mart 2010 Salı
Düzenli Yaşam
Sahip olduğum tek düzen, düzensiz oluşum demiştim bi seferinde. Sırf edebiyat parçalamış olmak için. Tek düzenim düzensizliğim de diyebilirim belki. Ve hatta düzensizliğimiz. Etrafınızda bir düzen varsa ona uyum sağlarsınız çünkü. En azından, uyum sağlamaya çalışırsınız. O düzensiz insan içinizde bi yerlerde sizi kemirse bile, dışardan düzenli görünürsünüz. Az da olsa çeki düzen verirsiniz kendinize, etraftakilere ayıp olmasın diye.
keywords
Şile,
uyku,
yurt hayatı
25 Şubat 2009 Çarşamba
Deliksiz Uykunun Sırları
Şile'deki hayatımın bir parçası olan akşamüstü uykularım, beni bu yazıyı yazmaya itti. hayat ne garip. bir zamanlar anasınıfında öğlen uyumadığım için hocaları delirten, (hatta annemi okula çağırmışlardı durum bu kadar ciddiydi, uyumadığım gibi diğerlerini de uyutmuyormuşum) yazları anneannemin öğle uykusu ısrarlarına direnen bir çocuktum. nerden nereye. ama asla kaybetmediğim bir şey var, geceleri oturmayı seviyorum. küçüklüğümden beri. gene o problemli anasınıfı yıllarımda, babamla gece 2lere kadar otururduk, annem pes edip yatardı. o yaşta bir çocuk için fazlasıyla geç tabi, annemin pes etmesiyse tarafımdan kazanılmış ayrı bir başarı. ama şileye gelince, hayatın tadını bu akşamüstü uykularında buldum :) ilk senemde -hazırlıkta özellikle- sabah erken kalkmak zorunda olduğum için sersemliyordum, akşamüstü dersten gelir gelmez yatıyordum, uyandığımdaysa yepyeni bir insan oluyordum :) uykusuz olayım veya olmayayım, yeni uyanmak hep agresif yapar beni. bir de uyandırıldıysam, ayılana kadar benden uzak durulması gerekir. çok ender olmakla birlikte, neşeli uyandığım da olur. baş ağrısı sonrası uykudan uyandıysam mesela. baş ağrısına en güzel çare uykudur, eğer benim gibi ağrı kesicilere alerjik reaksiyonlar veriyorsanız.
keywords
Şile,
uyku,
yurt hayatı
23 Şubat 2009 Pazartesi
Evine hoşgeldin Kedi
Tam da şu anda, yarım saat daha uykumdan feragat ederek, bilgisayar karşısında bişeyler yazmaya çalışıyorum. Zorun ne demeyin. Yazasım var, ne yazacağımı bilmesem de. Böyle olur bana, önümde bembeyaz kağıdın durmasını severim. Kurgu olmadan, kimsenin okumayacağı bir kağıdı doldurmak. Bu durum da şimdikinden farksız aslında. Kitleleri peşimden sürükleyecek değilim. Ama madem kıvranıyorum, hazır yoldan da geldim, bişeyler yazmakta -yazmaya çalışmakta da olur- fayda var.
keywords
Şile,
yurt hayatı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)