10 Ocak 2011 Pazartesi

Zaman Zaman

Aslında 21 Ocak'a kadar buraya bir şey yazmak niyetinde değildim. Ama bir yandan da hevesleniyordum 2011'in ilk yazısını yazmak için. İçten içe, 2011'e hüzünlü bir yazıyla başlamak da istemedim sanırım. Çünkü uzun zamandan beri kafamda dönen cümleler var beni uyutmayan, ama onların yazıya dökülmesini doğru zamanda sağlamak istiyorum, o yüzden her ne kadar bozsam da kendime verdiğim suskunluk sözünü, şimdilik -10 gün kadar- açığa çıkarmayacağım onları. 


2011 geldi, yeni sene yeni tema diye düşünmesem de, tesadüf eseri yeni bir görünüme kavuştu blogum. Tabi ki kalıcı bir durum değil, ama yine de değişikliği seviyor insan, daha bir özenle bakıyor yeni şeylere. Yazmak için sabırsızlanışım bu yüzden belki de. Ama önce...



2011'in anlamı sadece yeni, temiz bir sayfa, değişik tema, sağ tarafta yeni bir arşiv olması değil. 2011 benim için, gelmesi imkansız, çok uzak olan bir yıldı. O kadar uzaktı ki, sislerin arkasında gibiydi, görmekte zorlanıyordum onu, ulaşması dağlar kadar zordu. O tepeye ne ara tırmandım, ne ara 2011 oldu bilmiyorum. Fakat gerçek şu ki, yıllardır ezberlediğim bir şarkı gibi söylediğim 2011 Ocak geldi çattı, ve ben çaktırmamaya çalışsam da, tuhaf hissediyorum. Her sene sonunda "yeni yılda her şey çok farklı olacak" deriz ya hani, ben hep yeni yılları diğerinin devamıymış gibi yaşardım, bembeyaz bir sayfa açmıyormuşuz  gibi. Oysa şimdi, 2011 taze, heyecanlı, bilinmezlerle dolu, ve çok farklı. Biliyorum, 2011'de alışkanlıklarım, düşüncelerim, hayatım değişecek. En önemlisi de korkularımla yüzleşeceğim, çünkü bütün yendiğim korkularımın üstüne yenilerini ekledim, her insan gibi. Küçük bir kızken, en çok korktuğum şeyi yapacağım 2011'de, ve beni ne kadar acıtacağını hep beraber göreceğiz. Ama şimdi...


Görüyorum ki zaman çok çabuk geçmiş. 2011'in şerefine bunu, çocukluk, ergenlik yıllarıma göre bile çok daha ağır bir şekilde anlıyorum. Zamanın hem çok hızlı, hem çok yavaş geçtiğini 2011 gösterdi bana. Dediğim gibi, fazla uzatmak istemiyorum yoksa o dönüp duran cümlelerim, ellerimden kurtulup paragraflara dönüşecek, oysa ben doğru zamanı beklemek istiyorum. Ama sonra...


İşte onu, hep birlikte göreceğiz. 

2 yorum:

  1. 2011'de yılın gazı "hadi balıkesir'e gidelim?" olacak, bunu öngörebiliyorum.

    YanıtlaSil
  2. evet, ben mesajı aldım :*

    hem, adsız yazıyo ama el yazından belli senin yazdığın =)

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...