24 Mart 2015 Salı

Esrarengiz Bahçe Çılgınlığı ve Kuruboyalarım



Bir süredir bloglarda ve instagramda, bir Esrarengiz Bahçe çılgınlığı başını aldı gidiyor. Meğer ne çok ihtiyacımız varmış boyarken stres atmaya, ne çok özlemişiz çocukluğumuzdaki gibi boyama yapmayı.

İtiraf ediyorum, başta pek ilgilenmedim. Farklı kişilerden farklı paylaşımlar görünce, D&R alışverişlerimden birinde attım sepete. Bir an kararsız kaldım, almaktan vazgeçer gibi oldum. İyi ki vazgeçmemişim.

Kitabı uzun uzun anlatmayacağım, bilen biliyor zaten. Johanna Basford adlı çizerin siyah beyaz çizimlerinden oluşan kitabı, siz renklendiriyorsunuz. Kitap ismine yakışır biçimde, bol çiçekli böcekli ağaçlı çizimlerden oluşuyor, çizerin içine gizlediği minik detayları bulmak da size kalıyor. İsteyenler için desen tamamlama kısımları da var ki benim hiç bulaşmayacağım kısımlar bunlar, hem çizimlerim berbattır, hem de çizerinkilerin yanında amatör çizimlerim gözüksün istemem :) 

Kitap bir terapi gibi, ben ki resim dersini ortaokuldan beri almadım, buna rağmen çok keyif aldım. Zaten resim gibi düşünmeyin, renkleri biraz seviyorsanız, kitabı da seveceksiniz demektir. Benim gibi bir yeteneksiz için, hazır çizilmiş olanı renklendirmek çok daha zevkli. Ama kolay asla değil! İlerledikçe öyle karmaşık desenler var ki, şimdiden gözüm korktu.

Kitaptan zevk almanın en önemli yolu da boyalarınız ve kalitesi. Ben kitabı öylesine aldığım için evde çocukluğumdan kalan kuruboyalarla başladım, içi geçmiş boyalarla bir süre sonra pes ettim. Biraz araştırma yaptım kim ne kullanıyor, nasıl boyuyor diye, ortaya farklı sonuçlar çıktı, ben de kendime göre değerlendirdim. Öncelikle ne ile boyayacağınıza karar vermek gerekiyor, kuruboya mı, sulu boya mı, keçeli kalem mi, jel kalem mi, ince uçlu keçeli kalem nam-ı diğer Stabilo'larla mı boyayacağınıza karar verin. Mürekkeplere aşina bir dolma kalem kullanıcısı olarak ben ilk etapta kağıdın kalitesini düşündüm, o konuda endişeniz olmasın, kalitesi benim beklentimin üzerindeydi. Ancak demiyorum ki kalın fırçalarla sulu boya yapın :) Ben her şeyi, en sevdiğim ince uçlu Stabilo'ları bile bir kenara bırakarak kuruboya yapmaya karar verdim ve alışverişe giriştim.

Genelde kırtasiye alışverişlerimi D&R'dan, Ebay veya Aliexpress'ten son olarak da bildiğimiz kırtasiye dükkanlarından yapıyorum. Ebay veya Aliexpress'i bekleyemezdim, D&R'da istediğim kadar çok çeşit bulamadım, canım oturduğum yerden alışveriş yapmak istedi dışarı çıkıp kırtasiyelere bakmadım. Aklıma daha önce hiç denemediğim Ofix.com geldi, iyi ki de gelmiş istediğim tüm malzemeleri orada buldum.



Boya kalemleri konusunda fazla bir bilgiye sahip olmadığımdan özel bir marka tercihim yoktu, ne kadar çok renk tonu, o kadar iyi diye düşündüm ve Monami'nin 36'lık kuruboya setinde karar kıldım. Arama sonuçlarında gözüme yine Monami'nin 6'lı Neon kalemleri çarptı, parlak renkleri çok sevdiğimden bir de onları attım sepete. Kitapta bol bol yaprak boyayacağımı bildiğimden, ve yeşil kalemlere asla hayır diyemediğimden, kendime bir de Stabilo'nun Easy Colors'unun sağ el için olanını aldım, performansı mükemmel diyebilirim. Ele müthiş oturuyor, yormuyor, rengi çok güzel. Bir tek, normalden büyük bir kalemtraşa ihtiyaç duyabilirsiniz, ikili/üçlü kalemtraşınız varsa onlar da iş görüyor. Yine dayanamadım, olaydan tamamen bağımsız olarak Stabilo'nun Worker serisinden bir de jel kalem aldım, en kötü ihtimal kartlarımı yazarım dedim. Aslında alışverişi burada bitirmek niyetindeydim, ama kargo bedava limitine yaklaşınca, çoğu insan gibi ben de kargoya para vereceğime bir ürün daha alırım dedim, ve başta ilgimi çekmeyen ama siparişe en uygun olan Monami'nin 12'li Metalik Kuruboyasından aldım. İyi ki almışım dediğim bir diğer set de bu oldu, metalik diyince aklıma çirkin griler, siyahlar gelirken çok güzel tonlarda kalemlerim oldu. Bir tek neonların performansı için vasat diyebilirim, ama renkleri karıştırırsam onlardan da güzel sonuçlar alacağımı düşünüyorum.

Bugün kalemlerin gelmesiyle hemen masanın başına geçtim ve yeni kalemlerle ilk denemelerimi yaptım. Yan yana iki sayfadaki renklerin farklılığı gerçekten hissediliyor, eski emektar kalemlerimle kendime hem işkence etmişim, hem de soluk renklerle vasat bir boyama yapmışım. Şimdi yeni kalemlerimle çok mutluyum, eğer siz de boyama kalemleri ile ilgili fikirler arıyorsanız, hem Ofix.com hem de kalemlerim tavsiyemdir, ben çok memnun kaldım.

Esrarengiz Bahçe'ye doyamayanlar için, Enchanted Forest çok yakında geliyormuş, yazıyı bu haberle bitirelim :)

23 Mart 2015 Pazartesi

Teoman Güncellemesi: Düetler, Coverlar ve fazlası

Sevgili Teoman severler, hazır yeni albüm Eski Bir Rüya Uğruna çıkmış ve biz yeni Teoman şarkılarına doyarken, Teoman düetleri dendiğinde Google'da blogum ilk sayfa sonuçları içinde çıkarken, aman Teoman müziği bıraktı, oley geri döndü derken, arada Teoman neler yapmış bir araya toplamak istedim. 

Önceki yazımda 16 Teoman düetine yer vermişim, elbette o kadar sonuç yok şimdi elimde, ama bulduğu her Teoman kaydına atmaca gibi atlayan, geç keşfettim diye kahrolan ben, sizler için sadece düetlerin değil, coverların ve derleme albümlerdeki Teoman şarkılarının da izini sürdüm. Ortaya güzel bir liste çıktı, sizin de kaçırdıklarınız olabilir, bir bakın derim!

Konseptimiz aslen düetler olduğu için onlarla başlamak istiyorum. 10 şarkılık Eski Bir Rüya Uğruna'da bir düete yer vermiş yine Teoman, söz ve müziği de kendisine ait. Seninim Son Kez, albümde sekizinci parça. Düet yaptığı isimse Teoman albümlerini iyi dinlemiş kişilerin aşina olduğu ses İrem Candar. Bu şarkıyı bulmak için elbette uzun uğraşlar sarf etmedim, Teoman'ın kendi albümünde sonuçta, ama madem yeni albüm coşkusu yaşıyoruz, liste başına alalım istedim.

İkinci sıraya Aylin Aslım ile olan düeti koymak istiyorum, İki Zavallı Kuş her ne kadar favorilerimden olmasa da, Teoman'ın müziğe dönüşünün sinyalleriydi, o yüzden bu şarkıyı ayrı bir yere koydum. 

Üçüncü sırada, bir önceki yazıda atladığım Ömür Gedik ile olan düet var. Portakal Orda Kal, kayıtlara geçmesi açısından burada yer alıyor. 

Listeye en sevdiğim şarkıya dördüncü sırada yer veriyorum. Tamamen tesadüf eseri karşıma çıkmış olması keşiflerin en güzeli elbette. Gökcan Sanlıman'ın albümünde yer alan Prison Song, aslında bir cover olmasının yanı sıra, bir de Teoman düeti olmuş durumda. 

Beşinci sırada, Taş Bebek'ten sonra düet yapmanın tadına varan Teoman&Göksel ikilisinin yine Göksel albümü için bir araya geldiği Palavra şarkısı var. Cover yapmayı çok seven Göksel, bu şarkıdaki erkek sesi için Teoman'a yer vermiş, çok da iyi etmiş.

Son olarak, bir Teoman düeti klasiği ve çoğumuzun favorisi olan Şebnem Ferah var. Teoman sever herkesin kalbinde bir Şebnem Ferah düeti yatar, hepimiz bu iki sesi birbirine çok yakıştırırız. O kadar severiz ki onları beraber söylerken dinlemeyi, bir reklam şarkısı bile olsa şarkının tam versiyonunu bulur dinleriz. Evet Özgürlüğün Elinde'den bahsediyorum, her ne kadar reklam şarkısı olsa da, o stüdyoya girilmiş ve o düet yapılmıştır, listemizde böylece yer bulur.



Coverlara gelince... Teoman'ın yapmış olduğu coverlar genelde derleme albümlerde yer bulmuş, aşağıda göreceğiniz gibi, ünlü müzisyenlerin anısına yapılan albümlerde Teoman mutlaka yer almış. Eminim bu listeye yenileri gelecektir, onlar gelmeden işte en güncel haliyle kendi albümlerinde yer almayan Teoman'ın sesinden şarkılar karşınızda.

Derleme albüm demişken, ilk başa Göğe Selam'dan Dönence'yi koymak isterim. Kliple birlikte duymayan pek kalmamıştır sanıyorum, ancak ikinci Göğe Selam'ın çıkmasıyla klasik haline gelince, kayıtlara geçmesi farz oldu.

Derlemelerden devam edecek olursak, Dönence'nin ardından sırada Uzay Heparı anısına Serserim Benim bulunmakta. Aşkın Nur Yengi'den duymaya alıştığımız şarkıda farklı bir yorum olmuş, Teoman coverlarından hoşlanıyorsanız, en azından bir kere dinlenesi derim.

Ahmet Kaya ...Bir Eksiğiz albümünde, Ahmet Kaya anısına yer alan Teoman, burada Acılara Tutunmak'ı seslendirmiş. Ahmet Kaya'dan sonra Haluk Levent'ten dinleyenler için kulağa alışılmışın dışında geldiğini söyleyemem, yine de kendine has Teoman yorumuyla farklılığını hissettiriyor.

Listenin dördüncü sırasında bir Şebnem Ferah şarkısı olan Bu Aşk Fazla Sana yer alıyor. Beraber düet yapmalarının yanı sıra, birbirlerinin şarkılarını da söyleyen ikili, böyle coverlarla benim kafamı ziyadesiyle karıştırıyor :) Bu şarkıyı ilk dinlediğimdeki hissettiklerimle, Şebnem Ferah'ın Gönülçelen yorumunu dinlediğimde hissettiklerim hemen hemen aynıydı. Birbirleriyle öylesine bütünleşmişler ki, coverlarda bile bir diğeri şarkının bir yerinden çıkacak mı diye merak ediyor insan. Bu şarkı da, İskender Paydaş'ın Zamansız Şarkılar'ında yer aldı.

Cem Karaca'ya saygı albümü olarak çıkan Mutlaka Yavrum albümündeki Bu Biçim'i, derleme albümler kategorisinde beşinci sıraya alıyorum. Cem Karaca gibi karakteristik bir sesten duymaya alışık olduğumuz şarkıyı, Teoman bile olsa başkasından duymak değişik geliyor, ama coverların amacı biraz da değişiklik değil midir zaten?

Son sıraya daha farklı bir şarkıyı aldım, Necip aslında bir cover değil, bir sosyal sorumluluk projesi olan Düşünen Şarkılar'ın içinde yer alan, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gören hastaların yazmış olduğu şiirlerin bestelenmesiyle yapılmış şarkılardan biri. Albüm satışındaki gelir hastaların rehabilitasyonu için harcanmıştır. Necip gözünüzden kaçmış olabilir, dinlemekle kalmayın, bir şizofreni hastasının sözlerine kulak verin.

***

Teoman cephesinden elimdeki haberler şimdilik bunlar. Yeni albümün tadını çıkarırken, listedekilere de şöyle bir göz atmayı unutmayın.

Eski yazıma ise buradan ulaşabilirsiniz.

2 Mart 2015 Pazartesi

Alışveriş Önerisi: Baykuşhane

Instagram kullanıyor musunuz? Peki oradan hiç alışveriş yaptığınız oldu mu? Evet, Instagram her ne kadar fotoğraflarımızı paylaştığımız bir mecra olsa da, online alışverişe de hızlı bir alternatif oldu, partneri Whatsapp ile birlikte. Ben bugüne kadar "Sayfamıza bekleriz" yorumları yapan alışveriş hesaplarına pek yanaşmasam da, nasıl keşfettiğimi hatırlamadığım Baykuşhane sayfasında buldum kendimi ve bir ilki gerçekleştirerek siparişte bulunmaya karar verdim.

Kırtasiyekolikler bilir, bir zamanlar yalnızca iş yerlerinde kullanılan kaşeler (stampa, mühür de diyebiliriz) bu ara pek revaçta. Sadece yazı olarak değil üstelik; renkli, şekilli, çiçekli böcekli, bir sürü çeşitli! Kırtasiyelerde bulması zor olabilir (D&R gibi büyük kırtasiyeleri tenzih ediyorum) fakat online mecralarda alternatif bol. Ebay'den Aliexpress'e, Ibeking'den Zet.com'a bir çok yerde bulabilirsiniz. Ancaak size özel bir mühürünüz olsun, adınız yazsın, sevdiğiniz semboller olsun istiyorsanız doğru Baykuşhane'ye! Ben daha uygun bir adres bilmiyorum bunun için!


Kitaplarına mutlaka isim yazıp tarih atan ben, Yeliz hanımın bu tasarımına bayıldım. Kedilerle kitapları birbirine her zaman çok yakıştırırım, hem kedi hem kitap sevgim de malum, o yüzden bu mühür tam istediğim gibi oldu. Bundan böyle kitaplarımın ilk sayfasında bu mühür olacak :) Oldukça hızlı çalışan, güvenilir bir tasarımcı Yeliz hanım. Gönül rahatlığıyla iletişime geçip sipariş verebilirsiniz. Onlarca hazır tasarımdan istediğinizi seçebilir veya aklınızdaki mühürü kendisinden tasarlamasını talep edebilirsiniz. Farklı boyut seçenekleri ve oldukça şirin mühür sapları da mevcut. Üstelik sadece kitaplık değil, özel günleriniz (düğün, nişan, kına, baby shower vs.) için de düşünebilirsiniz, sizin yaratıcılığınıza kalmış. Eğer siz de bir kırtasiye severseniz, ya da özel günleriniz için orijinal bir fikir arıyorsanız bakmadan geçmeyin derim!

Baykuşhane'nin sayfası için sizi buradan alalım: https://instagram.com/baykushane/




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...