15 Mart 2009 Pazar

Hakkımda Bilmedikleriniz/Bildiğinizi Sandıklarınız

Bir anlamsız başlığı daha bloğumuza kazandırdıktan sonra.. Gelelim asıl konumuza. Hakkımda bilmedikleriniz. Neden böyle bir şey yapıyorum onu da bilmiyorum, ama liste çıkarmak en sevdiğim şeylerden biri. Serapla gençlik yıllarımız geliyor aklıma, hey gidi :) Serap ve gençliğimize gidersem, konuyu dağıtmış olurum. Hemen susuyorum. O halde başlayabiliriz.


- Yüksekten ölümüne korkarım. Bırakın yüksek bir yerden aşağı bakmayı, arabayla biraz tepeye çıksak 3,5 atarım. (bkz: Altınoluk köyü. Amfi tiyatrodan biraz daha yukarısı soğuk terler dökmem için yeterli)


- Sakatladığım tek kemiğimin dizim olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Sayısız kemiğimi kırdım. Ameliyathanelerde takıldım, hastane personeli tarafından "yine mi sen?" diye alay konusu oldum. Narkozcudan tutun röntgencilere kadar geniş bir çevrem vardı, 9 yaşındayken bile.

- Ateşim çıktığında hep aynı kabusu görürüm. İlkokulumun daracık koridorlarında koşarım, koşarım, koşarım...

- 17 yaşımdayken aç karnına içtiğim 1 şişe beyaz şaraptan sonra, şarabın her türlüsünden uzak duruyorum. Kokusuna bile dayanamam.

- Küçükken uzun bir süre sudan korktum. Sonra taşıdığın isme ayıp ulan dediler, beni denize attılar. O gün bugündür vazgeçemiyorum.

- Çocukken her türlü şiddete eğilimli şeyleri sevdim. Klasiklerim arasında : Zeyna, Power Rangers, Rocky Balboa vardı. Kendimi Zeyna sanıp belimde kılıcımla salonda koltuktan koltuğa atladığım dönemlerim oldu.

- Alkollüyken hep aynı şarkıyı dinlerim, dinleyemiyorsam huzursuzluk çıkarırım. Teoman - Sus Konuşma (aklınızda bulunsun.)

- Saçlarıma dokunulmasından hoşlanmam. Eğer ki dokunmayı başardıysanız, seviliyorsunuz demektir. Yok eğer saçlarımın önlerine, perçemlerime dokunabildiyseniz, aşırı seviliyorsunuzdur. Bu konuda hassasım, saçlarımı kestirirken bile fena olurum, kasılırım falan. Ayrıca saçlarımla oynanması uykumu getirir, sızar kalırım. Bu saç konusu ayrı bir takıntı bende.

- Yalnızca güvende hissettiklerimin yanında uyurum. Onun dışında ışık, gürültü, sıcak soğuk fark etmez. Dizinizde, omzunuzda vs uyuyakaldıysam, evet yine seviliyorsunuz.

- Yaşıtlarım kızlar gibi Spice Girls hayranıydım, favorimse benden beklenmeyecek bir şekilde Victoria'ydı.

- Sağ elim malesef yazı yazmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Solak olmalıymışım.

- Ortaokuldayken Britney Spears hayranıydım. Pişman değilim, bi daha olsa bi daha olurdum. Kendini kaybetmesinden sonra uzunca bir süre Britney'den nefret ettim, ama artık geçmişimle barışığım, ilk 2 albümünü hala ezbere biliyorum, evet. ve yıllar sonra kendisini Womanizer'la yeniden sevdim. klibini görünce yine nefret ettim. Dekoltesiz Britney seviyoruz!

- Başucumda Altınoluk'tan alınma bir şişe deniz suyu durur. Her zaman.

- Rüyalarım çıkar, 6.hissim kuvvetlidir. O yüzden korkarım birisini rüyamda gördüğümde. Zamanında, Merveyi karşıma alıp, hiç de muhabbetimiz yokken, bak kızım seni böyle böyle gördüm demişliğim, ve hepsinin tutmuşluğu vardır. Teknik aksaklıklar yüzünden ayrıntıya giremiyorum :) (aah eski günler, Merve!)

- Yeşilçam filmlerini severim. Ama öyle acıklı olanları değil. Komik, eğlenceli olanları. Defalarca izlerim.

- Pis olan her şeyi severim. Midye dolma, kokoreç...

- Tavuğa olan aşkımı, kuş gribi bile baltalayamadı. Bir yemeğin tavuklusu varsa, gerisi önemsiz :)

- Çocukken uzunca bir süre baş ucumda bandajım ve lasonil'im oldu. Kırık çıkıklarımın haricinde çeşitli burkulma ve incinmelerim oluyordu, ve hepsini kendim tedavi edebiliyordum. Eh, bir yerden sonra kendi işimizi kendimiz halletmemiz gerek tabi.

- Bebeklerle/çocuklarla iletişimim sıfır. Bir çocuğa nasıl yaklaşacağımı kesinlikle bilemem. Ağlayan bebek gördüğüm yerde kaçarım.

- Pembe renkten hoşlanmam. Kasvetliyim ben, siyah, gri, koyu yeşil...

- Toptan korkarım. Potansiyel sakatlıktır. Gelir beni bulur. Her voleybol oynayışımda, yüzük parmaklarımı morartırım, davul gibi şişer. İstisnasız. Nasıl bir beceriksizlikse.

- Pazar günlerinden nefret ederim. Nedensiz.

- İnanılmaz üşengeç bir insanım. Uykum varken, üstümü değiştirmeye üşenip, saatlerce o şekilde oturmuşluğum vardır.

- Telefon ve zil sesinden nefret ederim. Telefonum bu yüzden hep sessizdedir. Elimde değil, tüylerim diken diken oluyor telefon sesine. Titreyen telefonun tahta yüzeyde çıkardığı ses bile daha güzel geliyor bana.

- Bira dediğin şişeden içilir! Ne o öyle bardakta, ıyy! Efes Dark favorim.

- Pirina kokusuna (zeytin posası) bayılırım. Zeytinyağı fabrikasının önünden geçerken içime çekerim, nefessiz kalırım falan :) Bilenler bilir, iğrenç bir kokudur, dayanamayan öğüren çoktur. Kokusunu geçtim, zeytin ağacı gördüğüm yerde mutlu olurum! =)
...
Evet zaten bunu sonuna kadar okuduysanız muhtemelen seviliyorum demektir. Hakkımda bu kadar ipucu yeter. İlginiz için de ayrıca teşekkür ettim =)

2 yorum:

  1. nağadar çok bilmediim şey varmş senin hakknda kediz :O akıcı bi anlatım beendim. :>

    YanıtlaSil
  2. kirazgüzeli8 Nisan 2009 03:19

    bir tane kırık yok.. her şeyi ama her şeyi biliyorum :)

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...