28 Ocak 2013 Pazartesi

***sokakkedisi'nden Kısa Kısa

Hala burada son yazı olarak yeni yıl yazısının durması ayıp, biliyorum. Bunun için geçerli bir mazeretim yok, şu sıralar her zamankinden çok vaktim var aslında. Ama bu vaktimi yeni yeni şeylerle değerlendiriyorum, başka bir deyişle, biriktiriyorum. O yüzden, şu an buradayım, neler yaptığımı anlatmak için. Bir haber turu şeklinde, sokakkedisi'nden kısa kısa bildiriyorum.








Finallerim ve derslerim yeni yıl itibariyle bitti, özellikle son zamanlarda oldukça sıkılmıştım. İlk işim kitaplara sarılmak oldu. Uzun zamandan beri bu kadar hızlı okuduğumu hatırlamıyorum, tabi bunda Vikitap'ın etkisi büyük. Etrafımda okuyanları gördükçe, daha çok okuyasım geliyor. Aslında Vikitap'la ilgili bir yazı yazmak vardı aklımda, ama görüyorum ki hızla yayılıyor, ve çok kolay bir sistem olmasından dolayı herkesin çözebileceğini düşündüğümden, bunu yapmaktan vazgeçtim. Sitede en sevdiğim şeylerden biri tanıdığım bloggerların neler okuduğunu görmek, okuduklarımı onlarla karşılaştırmak, ve yeni kitaplar keşfetmek. Bir de, "Bir bölüm daha okuyayım bakalım ne kadarı bitmiş olacak kitabın" demekten büyük keyif alıyorum, bu da bitsin, o da bitsin, onu da okumak istiyorum derken, okumak istediklerim listesinden baya bir kitap sildim, bu yüzden çok mutluyum.

Vikitap kullanıcı adım sokakkedisi, takipleşelim dostlar.













Okul bitsin, deli gibi dizi izleyeyim diyordum, ona da sonunda başladım. Gossip Girl'ün boşluğunu  bir şekilde doldurmam gerekti, ben de uyarlaması başlamadan önce Revenge'e başlayayım dedim. Entrika nerde ben orda oldum resmen, ama canınız yeni bir dizi istiyorsa, ve henüz gözünüz İntikam'a ilişmediyse -günde 3 kere veren Kanal D varken bunu başarmak güç tabi- Revenge güzel bir alternatif olabilir. Aralara ufak tefek sit-com'lar serpiştirsem de, şimdilik Revenge benim için kalıcı, umarım aynı heyecanla devam eder.




Daha da güzeli, spora başladım! Dizim için yaptığım egzersizleri, ve sadece koşudan ibaret olan spor saatlerimi saymazsak, hiç spor yapmadığım söylenebilir. Bir de üstüne, spora elverişsiz bünyem eklenince, hiçbir zaman spor salonu insanı olamadım. Ama B-fit normal spor salonlarından biraz farklı. Kadınlar için özel bir spor olan B-fit, Türkiye'de 200'ü aşkın zincire sahip. Kendi spor aletleri ve özel egzersizleriyle yarım saat süren seanslardan oluşuyor. Yarım saat başta çok az bir süre olarak görünebilir, ancak spordan uzun süre uzak kalmışsanız, ve bünyeniz spora açsa, yetiyor da artıyor bile! Denemek için ücretsiz bir seansa katılabilir ve ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. Zira beni fena yordu, bir o kadar da mutlu etti. Spor sonrası rahatlamanın hissi hiçbir şeyde yok, zayıflamak gibi bir derdim de olmadığı için, forma girmeyi sabırsızlıkla bekliyorum :) Eğer spor salonlarından sıkıldıysanız, yeniliğe ihtiyacınız varsa, ve pratik bir şeyler arıyorsanız, etrafınıza bir bakın, yakınlarda bir B-fit salonu olabilir!













Ve gelelim son favori uygulamama. Shazam'dan haberdar olup da bugüne kadar bana söylemeyen herkese teessüf ediyorum. Bilenler için tekrar, bilmeyenler için yenilik olacak ama söylüyorum; Shazam, adını bilmediğiniz şarkının birkaç saniyesini dinletip adını, söyleyenini, senesini vs. öğrenebileceğiniz, harika bir uygulama. Şu aralar izlediğim filmlerde, dizilerde, ve radyolarda duyduğum şarkıları Shazam'a dinletmekle meşgulüm, eğer Shazam kullanmıyorsanız, mutlaka deneyin derim.

Benden şimdilik bu kadar! Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...