24 Nisan 2009 Cuma

Tatille Beraber Gelen Yeme Bozukluğu

Her şeyi en başından anlatarak ne kendi keyfimi ne de sizin keyfinizi kaçırmak istiyorum. Önümüzde hala 2 koca gün var bahar tatilinin bitmesi için, ve ben hiçbir tatilin bitmesini böyle istememiştim. Kemer'de bir otel odasında kendi yemek alışkanlıklarımı sorguluyorum şu an (ruh halimi sorgulamayı bıraktığım için sanırım)



Aslına bakarsanız bi insanın yemek düzeni bi anda pat diye değişmez. Benim son 3 senedir Şile'de geçirdiğim süreç de bunun bir örneği. Acıktıkça yiyorum, yediklerime dikkat etmiyorum, gece yemek yemeyi hobi edindim. Hepsinin sonucunda 6 kilo aldım. Ama bunların dışında, son 3 gündür, çok daha abuk subuk besleniyorum diyebilirim. Bi kere burda insanlar kahvaltıya kalkıyorlar (e haliyle..) Ben kim, 8de kalkıp kahvaltıya inmek kim. Hadi onu geçtim, geç kahvaltı diye bi kavram var, 11de biten bişey. (kahkaha atasım var, 11de biten bir "geç" kahvaltı) Yine de, 11'e çeyrek kala kalkıp kahvaltıya yetişme başarısı gösterdim son 3 gündür. 11de yapılan kahvaltıdan sonra öğle yemeği yiyemiyorum tabi, bu sefer öğün atlamak durumunda kalıyorum. Sonrası akşam yemeği için bir koşuşturma aşaması..

Bunlar bir şey değil de, (evet günün her saatinde yemek yemiş, boş zamanlarında da öğün atlamış bi insan olarak bunları bişeyden saymıyorum bu cümlemle) beni asıl dehşete düşüren açık büfede kendime yemek için seçtiklerim oldu. Sıcak yemeklerden kaçtım, ona da hadi bi derece diyorum, açık büfede uğramayı sevmediğim bir bölüm oldu hep sıcaklar. Bir kuzey Egeli olarak da zeytinyağlıları sevmem normal karşılanabilir. Ama baktım çılgınlar gibi brüksel lahanası, ıspanak, karnıbahar, patlıcan yiyorum (yanında kızarmış kepekli ekmekle?) bu işte bir terslik var dedim. Kalbimi asıl derinden yaralayan noktaysa, pişmiş havuç asla yemeyen ben, kendimi havuç haşlamaya bakarken buldum. (bakmakla kalmadım, yedim) Ayrıca 2 gündür et yemiyorum, tavuk bile. Zaten son zamanlarda kırmızı etle aram oldukça kötüydü ama.. tavuk yememem şaşırtıcı tabi. Tatlı olarak da yemeğimi çilekle sonlandırdım, kendimden nefret ederek. İmdat, yakında kahvaltıda 1 kibrit kutusu kadar peynir ve de 3 siyah zeytin yemekten korkuyorum!

Buradaki gündem maddelerimizse şunlar;
- Beni bozan düzenli yemek midir düzensiz yemek mi?
- Sebzelere olan ilgim neyin işareti; " yeter ulan artık sağlıklı beslenmek istiyorum" eğilimi mi, yoksa bilinçaltımdaki kilo verme isteği mi?
- O değil de sebze tok tutabiliyormuş?

kendime not: hala maydonoz yemiyorum. haklı mücadelem devam ediyor. bahçem olsa ekmem, o derece. bu da kendi kendime bir teselli olsun.
bir de dipnot: kızarmış ekmek, karnıbahar, patlıcan da bir zamanlar kara listemdeydi. gerisini siz hesap edin.

1 yorum:

  1. yediğin içtiğin senin olsun, ne yapıyorsun onu anlat...

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...