17 Mart 2010 Çarşamba

Büyümek

























Bilgisayarımda dip bucak temizliği yaparken buldum bu afişi. Sonisphere'in gündeme oturduğu şu son günlerde, karşıma çıkması çok ironik oldu; artık Sonisphere'in bile beni heyecanlandırmıyor olması, pogo'dan korkuyor olmam, ve bugün festivalmiş, çadırmış o ortamlara giricek halimin kalmamasını büyümüş olmama yoruyorum.


Üstelik, dizimi sakatlayıp, bu festivale katılamayınca karalar bağlayan küçük kız da bendim. Soğuk yüzüne son bir öpücük kondurup beyaz örtüyü çektim çoktan, hatırasını sadece böyle zamanlarda tazeliyorum. O ben değilim çünkü, ne kalabalığa girebilicek gücü kendimde buluyorum, ne de çadırda uyuyabileceğimi sanıyorum. Önyargılarımı kırdım, Beyonce dinleyenlere tiksinerek bakmıyorum, topuklu ayakkabıların sesi beynimde ötmüyor, yeminimi bile bozdum, dans ediyorum. Büyük konuşurdum oysa, adım gibi emindim her şeyden, kimse değiştiremezdi beni, müziğimi kimse susturamazdı. Evet, hala susturmuş değil kimse benim müziğimi, ama aşağılamıyorum artık "Her telden dinlerim" diyenleri. Keskin çizgilerim yerini yumuşak geçişlere bıraktı. Konserde müziğe son sesimle eşlik eden de benim, partide dans eden de. O beni böyle görse üzülür mü, bilmiyorum. 2006 Zeytinli'yi kaçırdığından daha fazla üzülmez sanırım. Geçiyor zaten hepsi, kalmadı kaçırdığı hiçbir festivalin üzüntüsü.

Son olarak, Sonisphere diyorum, Metallica diyorum, Rammstein diyorum, Megadeth diyorum, Manowar diyorum, hepsi bir arada Türkiye'ye bi daha gelmez diyorum, bu sefer kaçmaz diyorum.
Çok büyük bir ihtimalle de, kaçırıyorum.
Kaçırıyor.

1 yorum:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...