11 Mart 2010 Perşembe

Susmaktır Bazen

Yazamıyorum bazen.
Tek kelime edesim gelmiyor. Cümleler transit geçiyorlar yanımdan, gülüyorlar alay edercesine, bak bizi aklında tutamadın işte diye.
Bakıyorum arkalarından öylece.


***
Yine böyle bir dönemdeyim. Lisedeyken, test çözme isteği gelsin diye, yeni yeni kalemler silgiler alırdım kendime. Onları kullanmak için heveslenir, böylece testlerime dönerdim. Şimdi blogumun temasını değiştirdim uzun bir aradan sonra (Cem'i kitlemek suretiyle), belki yazmak isterim diye. Bir anlamda işe yaradı, sürekli oynayasım geliyor sitenin orasıyla burasıyla, ama yazmayı bi türlü beceremiyorum.
Peki nedir beni yazmaya sevk edenler, şimdi sırasıyla onlara bir göz atalım.

- Mutsuz olmak (Bzzzt! Bu şıkkı geçiyoruz. Mutluluk ve Yazamamak'tan daha önce bahsetmiştik.)
- Aşık olmak (Bunu da geçiyorum, Leyla gibi dolaşmayalı çok oldu)
- Mekan değiştirmek (İstanbul/Şile'den ayrılmadığım şu günlerde, çok zor)
- Yeni insanlar tanımak (Mekan değiştirmemeye bağlı olarak, bu da zor)
- Bol bol okumak (Şimdilik yapılması en mantıklı şey olsa gerek)
- Film izlemek (Ölümüne film izliyoruz bu ara, ama sanırım farklı şeyler de izlemeliyim, vizyondakileri takip etmek dışında)

***
Bir entry girmekten, formspring'de soru cevaplamaktan hatta twitter'da bir cümle kurmaktan bile acizim şu aralar. Bu şartlar altında, sadece okumam gerek, hem de çok.
Yeni gelişmelerle karşınızda olacağım.

(Elif Şafak olsa, "Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör" derdi. Onu hatırladım bak şimdi.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...