18 Mayıs 2010 Salı

Duman Dediğimiz

Hiç unutmuyorum, 12-13 yaşlarındayken, dandik bir müzik kanalında abimle Köprü Altı'nın klibini izlediğimiz ilk günü. Beyaz atleti ve uzun saçlarıyla Kaan, güleç yüzü ve kısmen uzun saçlarıyla Batuhan, genç ve uzun saçlarıyla Ari ve sonradan öğreneceğim, Ahu Paşakay'ın -Bal- da bulunduğu klibi izlerken bir gülümseme yayılır yüzüme, elimde olmadan.

Duman'ı bu kadar seviyor olmama ve defalarca canlı dinlememe rağmen, çok zevk alamadım, belki de beklentilerim çok fazla yüksekti, bilemiyorum. Konser kalabalığından, Batuhan diye çığlık atan kızlardan, ve repertuardan tatmin olamamaktan her daim nefret ettim. Oysa walkman-discman-mp3 player aşamalarının her birinde vardı Duman benim için, ayrıntılarına girmek istemeyeceğim Serap'la balkonda konser albümü dinleyişlerimiz, Fatih'in arabasındaki en sevdiğimiz CD, bilmediğim bir şehirde sabahın bi körü gözlerimi Bal'la açışım... Hepsini ayrı ayrı seviyordum, ama Duman konserde beni mutlu edemiyordu işte. Kıskanç, şımarık bir çocuğum ben, sevdiklerimi milyonlar sevmesin istiyorum.


Bir de, olur ya bazen, bazı şarkılar -ve hatta albümler- vardır, bir dinlersiniz, iki dinlersiniz, ısınamazsınız. Sonra günün birinde, çat diye çarpar yüzünüze, o dikkate bile almadığınız parça acıtır içinizi. Bal öyledir benim için, Kaan'ın "sen benim canımsın, canlı kalan tek yanımsın" diyişindeki ironi hep dokunmuştur bana, Köprü Altı'nı acıklı bulurum (evet, bulurum) ölmeden son bir defa sevdiğini görmek istediği için, Ah geleneksel sarhoşluk şarkılarımdandır, Senin Gibi çok tatlıdır kelimenin tam anlamıyla "tatlı", ve İstanbul elimizden öper, bilirsiniz işte. Tövbe, Haberin Yok Ölüyorum, Helal Olsun Fatih'in arabasının klasikleridir (arabada Aytunç'un mutlaka olması, bu şarkıları art arda dinlememiz ve İkea'dan dönüyor olmamız şartıyla)

Anlamsal bütünlüğü bozuyorum, belki de o bütünlük bu yazıda başından beri hiç olmadı, zaten sevmem de "Bu grubu çok severim yea, ilk günden beri dinlerim ağır fanatiğim" demeyi. Ama 2 gün önce harika bir Duman konseri izledim (yine bikaç parçayı atladılar ama), "Of" ağlattı beni, ve ben, konser bitiminde sarı otobüsten sarkarken, "Batuuu" kelimesinin dudaklarımdan istemsizce fırlayıp Batu'nun da güvenlikleri aşıp bana doğru gelmesini sevdim! Batuhan Mutlugil etkisi diye bişey varmış, haberiniz olsun.

Çok sağolooouunnnn!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...