17 Haziran 2012 Pazar

17.Gün: Yaşlandığımda Nasıl Olmak İstiyorum?

Bugünün sorusu "What do you want to be when you get older?"dı. Ancak ben "Yaşlandığında nasıl olmak istiyorsun?" diye tercüme ettim soruyu. "Büyüyünce ne olacaksın bakiim?" yaşını çoktan geçtiğime göre, soruyu işime geldiği gibi anlamaya karar verdim, ve işime geldiği gibi cevaplayacağım :)

Aslında çoğu zaman, gelecekle ilgili planlarımı, düşüncelerimi anlatmak söz konusu olduğunda ketum bir insanım ben. Ama bunun nedeni müthiş ağzı sıkılığım değil, tamamen batıl inançlarımla ilgili. Eğer gerçekten istediğim, ve gerçekleşmeme ihtimali yüksek bir şey varsa hayalimde, gerçekleşene kadar söylemem onu. Söylersem büyüsü kaçıp gerçekleşmeyecekmiş gibi gelir. Tamam, bazen dayanamayıp en yakınlarıma söylediğim olur ama, genel olarak susmayı tercih ederim.

Ama şimdi, madem müthiş (!) kariyer planlarımdan bahsetmiyoruz, o halde hafif abartarak yaşlılık hayallerimi anlatabilirim. Of, ne çok konuştum bugün. Zaten iş yazmaya gelince önünü alamıyorum da, iki fotoğraf, video koymaya üşeniyorum. Ben olsam okumazdım kendimi. Çünkü en çok görselliğin ağırlıkta olduğu blogları seviyorum. Neyse.

Hayalimde çok da marjinal bir emeklilik hayatı yok aslında. O yaşıma gelene kadar -sahi, yaş olarak neyden bahsediyorduk- istediğim birkaç ülkeyi gezmiş olmayı planlıyorum, yıllarca çalışmış olmaktan hafif yorgun olayım, ama kesinlikle bezgin değil, ve hala dizlerim tutsun istiyorum :) Yakını hala kusursuz görebiliyor olayım, hem miyop hem hipermetrop bir hayat zor. Yakını görebileyim ki sabahları miskin miskin gazetemi okuyayım. Tabi ki sahil kasabasında olmalıyım, bu yaşta bile büyük şehirde nevrimin döndüğü oluyor, o zaman duramam ki şehirde. Sonra, erkenden uyanan huzursuz yaşlılardan olmayayım, günde 10 saat uyuyayım. Ki bu benim en büyük hayalimdir, yaşlıyken uyku nasıl tutmaz hiç anlamam. Kafa dengi birkaç arkadaşım olmalı elbette, yaşlılık yalnız çekilmez. O yaşa kadar bataktan sıkılırım, konkene geçiş yapmış olurum diye tahmin ediyorum. Reçel değil ama turşu kurabilirim belki, veya kendi zeytinimi yapabilirim. Çoluk çocuk torun sahibi olur muyum bilmiyorum ama, evde kedi beslediğim yetmediği gibi, sokaktaki kedileri besleyip komşularla kavga çıkarma ritüeline devam ederim ben. İnsan yedisinde neyse, yetmişinde de aynı sonuçta.

Sonra hafif bir lodos essin, denizden iyot kokusu gelsin. Kemiklerim ısınsın güneşte. Yaşlanınca mütevazı oluyor insan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...